ÖNCE-KOCA OSMANLI-ŞANLI OSMANLI VARDI

<< Tuğra >>

İlk imzayı şahane – (Orhan bin Osman) dan kalma

Yazmadı -‘savaştı Osman Gazi – bu yüzden tuğrası yok

Aşk ile fırlatılmış üç sülüs (Elif) ok

Kart manda derisinden – iki esnek kalkan (Mim)

Bir çift murassa hançer veya ayet meşkedilmiş kama

Hüdavendigar Murad – Fatih Mehmet – Yavuz Sultan Selim

Cümlesi (Han) ve (Şan) (El muzaffer daima)

Bir aslan pençesi çölde – bir yabani mor çiçek

Ferman üzre – ya nişancı – ya tuğrakeş çekecek

Selim Şah ibni Bayezid Han – el muzaffer daima

Şah Mustafa Han ibni Ahmet – el muzaffer daima

Murad ibni Mehmet Han – el muzaffer daima

Şah Mustafa Han ibni Ahmet – el muzaffer daima

Şah Selim Han ibni Süleyman – el muzaffer daima

Ve nihayet – okur yazar bir sima

(Resmi evrak hariç – kurşun kalem kullanan)

Ve İstanbul’da – nazik bedenini tehlikede sanan

Babası Abdülmecid – annesi Gülüstü

Ve Osmanlı mülkünü bırakarak yüzüstü

Bir Cuma sabahı kaçıp giden – son halife sultan

Soyadıyla – Şah Altıncı Mehmet Han

Ve tabii – el muzaffer daima

İNSANÜSTÜ DEĞİLDİ

<< Herkes gibi Atatürk’ün de insanlığı,

iştahlardan, hırslardan, heyecanlardan,

gurur ve öfkelerden, zaaf ve kuvvetlerden,

iç varlığın düzlerinden, iniş ve

çıkışlarından yoğrulmuştur. Eseri

bu insanlığın derinliklerinden gelme,

kaynaklarından doğmadır. >> F. R. Atay

Atatürk de, et artı kemik ve artı kandı.

İnsanüstü değildi Atatürk.

Atatürk, herşeyden evvel :

Herkes gibi kusurları olan, küçük, büyük

Ve çirkin de olabilirdi, ama güzel;

Atatürk, yorgunluk kahvesini bir su başında

(Ve rakısını tuzlu leblebiyle) yudumlamayı,

Serhat türkülerini, alaturkayı, mesela, Safiye Ayla’yı

Ve mesela, yemeklerden fasulye pilakisini

Seven << Mir-i kelam >> bir İstanbul Efendisi,

(Aşık ve şair, mahcup ve ürkek);

Ama bir Adanalı kadar sıcak kanlı,

Karadenizli değil ama, Karadeniz kadar canlı,

Bir Aydınlı kadar oturaklı ve zeybek

Velhasıl

Bizim mayamızdan, bizim kumaşımızdandı,

İnsanüstü değildi yani Atatürk,

Tam insandı.