KÜFÜR YÜREK SOĞUTUR

Sap şöyle yan sokaklara

(Anadan doğma – sunturlusu

Kafiyelisi – kantarlısı)

Küfrün bini bir para

Bir küfürdür gidiyor

Bereket insandan gayrısı

(Dağı – taşı-kurdu – kuşu – ayısı)

Küfretmesini bilmiyor

Ama farzet küfür kalktı

Köylü huysuz eşeğine

Ağa kısmı uşağına

Kızınca ne yapacaktı

Farzet ki küfür yasak

Dünyamız

(şu insanlar aman

Ne terbiyeli) dedikleri zaman

Daha mı iyi olacak

Küfür yürek soğutur

Küfür halis yelpaze

Tuz – biber – rakı – tütün ne ise

Küfür de odur

Küfürsüz yaşamak zor

Kan çıkardı adım başında kan

Yirmidört saat müddetle insan

İyi ki küfredebiliyor

SEVDA VE MUHABBET ÜSTÜNE

1

TİRYAKİ

Arada bir – mayhoş tadını özler de İnsanoğlu

-Ah o eski günler – der

Bulunsaydı yolu – olanca tazeliğiyle

İnsan hangi günü acaba saklamak ister

Sizi bilmem ama – başımın üstünde – gönül katında

O’na ait günlerden kalmazdı yer

Ben – onsuz hİç bir tiryaki

Rakı – tütün – tuz o – karabiber

Mahşere kadar ve mahşerden sonra

Anca beraber – kanca beraber

2

DERVİŞ

İşlemez kurşun – vız gelir ateş

Fikriyle zikri bir olan dervişe

Kendiliğinden olup bitti her şey

Değmesi gibi baharda – ilk çağla bademin dişe

Nasılsa öyle – hayat suyu verilen bir fidan

Sorulur mu karlı ayran — harmanda terlemişe

Ben kurumuş bir çayır – o günlerce yağmur

Bir su kenarı ben – o bir tutam menekşe

Beraber olsun da nasıl olursa olsun

İnanmak isterdim dünyaya – tekrar tekrar gelişe

BENl BIR GÖZLERl AHUY A ZEBUN ETTl FELEK

(Yavuz Sultan Se1im)

Baktım yanında bostancıbaşı – tebdil gelen bir şai

Dördüncü Murat’mış meğer

Beylerin – sultanların şairliği – bizde

Kadı Burhanettin’e kadar gider

Benim bildiğim – padişah kısmı

Mecliste şair olmalı – meydanda er

Toprak vatan olur – kul insanlığını bilir

Padişah şairse eğer

Padişah ol milletin – şair ol kelimelerin

Hakkını ver

N.ice boyunlar vurdurur da şair padişah

Bir gözleri ahuya boyun eğer

Ama – dört iklim – yedi düvel hikaye artık

Yok – padişahlara da – şairlere de – bu kötü dünyada yok artık yer

Yine de – Mehmet – Selim – Süleyman gibi

(Zümrüt sorguç – al kısrak – gümüş eyer)

Ama buyurmak için değil – sevmek ve doyurmak için insanları

Padişah ve şair – şair padişah olmaya değer

YARI KÖROĞLU – YARI KARACAOĞLAN

Beğenmiş – yurt edinmiş ama

Gazi Ertuğrul oğlu Osman

Bizim değil sanki Anadolu

Anadolu-eşittir-ter – toprak ve kan

İstemiş yalnız – (Al – bu da senin) – dememiş

Bunca bey – bunca sultan

Sular var – azgın – gem vurulmadık

Demir var – petrol var – karanlıkta parlayan

<<Hey gidi deve çanlarıyle uzayan yol1ar>>

Yine uzak Erzurum – yine uzak Van

Çakmaklı tüfekle kıçı kırık kağnı

Mangal gibi yürektir Osman’dan kalan

Hasta1ık – fıkaralık – gariplik

Düşman1ık – kalleşlik ve yalan – dolan

Az çekmedi kahrımızı – hala çekiyor

Böyle memlekete can kurban

Yörüklük var serde-kıl çadırlı

Dağlardır-hürriyettir bizim olan

Sırasında zeybek-sırasında Bektaşi

Sırasında Nasrettin-göle maya çalan

Biz şair milletiz

Yarı Köroğlu-yarı Karacaoğlan

İNSAN YAĞI

Münih’teki bir şirket – geçmiş gün Gestapo’dan

İnsan yağı istemişti – sabun için acele

Dağıt dağıtabilirsen artık – kini – korkuyu

Zeytin dal1arı ve güvercin kanatlarıyle

Bir yanda – yücelten aşk – güzel bağışlama

Bir yanda bağnazlık – o yıkılası fildişi kule

Her şey boş – kaygılar – kahırlar – kan davaları

Tezelden dönüştürülmedikçe güle

Yine de – ümit etmesini bilmeli – derim

Maya çalmasına benzese de Hoca’nın göle

Zira – açacak çiçeği vardır ve görünce (pes) dersin

Kötü – küçücük bir otun bile

Çivisi oynadı bir kere dünyanın işte bu – bütün mesele

BAKIR

Tanrı dağlarını eriten demircinin

Sırrını menzilden menzile sürüklediği

Işıltısı – çın çın – Maraş çarşılarında

Bu güneşdi – Hititlerin körüklediği

Kan tükürme pahasına – Murgullu bileklerin

Umut ve sevda yüklediği

Gül dökündüğü mermer kurnalarda – onsekiz yaşların

Ve pehlivanların – çayırlarda – kavurma yediği

Yörük uykularına – ölümsüz kirvenin

Tan yerinden kıvılcım elediği

Aşure kotarılan – sefer vakti – duasıyle

Dergahın Ve Mehmetçiğin – muhabbetle- (karavana) dediği

Ey eskiliğin veya eskimezliğin çiçeği – (Anadolu’ya vergi)

Susuzluğun pembesine zehir eklediği

O dem çeken – bin yıllık seherinde – toprak damların

Harman sonlarının – kınalı – anaç kekliği mi

BU BİZDEKİ KELLE KOLTUKTALIK

Tuhaf milletiz vesselam

Sabırlı (Eyüp) – mütevekkil (Yunus) ve içine kapanık

Yörük eğirmesi parlak yün inceliğinde

Kabalıksa – yörükçe – kıvamında kabalık

Eti Güneşi – Selçuk Kartalı – Osmanlı Tuğrası

Bize vergi – hem yıkmadaki – hem yapmadaki (ustalık

Sürdürmeden geldik yiğitliğe bok – evelallah

Buna destanlar tanık

Ama – kimi gecekonduda sus pus şimdi

Kimi – Almanya’da – karaya vurmuş balık

Battal Gazi ve Zal Oğlu Rüstem’dir – Pirimiz üstadımız

Onlardan kalma – bu bizdeki kelle koltuktalık

Sorsalar halimizi – ölüm döşeğinde bize

Cevap hazır – << Ne olsun yeğenim – iyilik – sağlık >>

ÇARIKLI ERKANIHARP

Çocuk belleme artık – benim köylümü – avutulacak

Geçti gaz – tuz -bez devri

Pehlivan padişah – (yedi/sekiz) Hasan Paşa ve kefensiz Erzincan günlerini

Kimsenin harcı değil – getiremez kimse bir daha geri

Damla bile değildi ama – bugün dalga dalga halk

Aşık Veysel’e kadar – Yunus Emre’denberi

Bir destandı Galiçya köylerde – Yemen bir türkü ve bir ağıttı

Sarıkamış Şimdi – çiçeği burnunda – Almanya hikayeleri

Gerçi son kara parçasıdır Anadolu – tutunduğumuz

Bereketi kıt – seli amansız – dolusu iri

Düştü mü Karadeniz’e hamsi ve kar – yine ilkyaza kadar

Bu dünyada değil – Türkiye’de yok sanki İspir köyleri

Ve savaşmak zorunda yine – kör karanlıkla – her sabah güneş

Zira bu memleket – % 90 – elden çıkar geceleri

Ama eğer devletsen – Devlet Baba’ysan eğer

Diri isterim senden – her köylü bebesini – tok ve dipdiri

Çok gördük – kan ve terinden – artığından geçinip [onun

Ardından (Çarıklı Erkanıharp) diyenleri

lster çamur – ister tezek – İster motör yağı

Korkulmaz el kirinden – ama ya alın kiri

Siz – O’nu okutmayan- okuyacak diye ödü kopan siz

Ve sonra siz – O’na çarıklı diyen – yeter be -çok oldunuz gayri