MİRAS

”Oğul! Bursa’daki Gümüş Kubbe’nin

altına koy öldüğümde beni!” Osman Gazi – 1324

Bursa Hisarındaki Bey Sarayı’na yakın

Ahi Hasan Tekkesi’nde toplandı

Ermiş kişileri zamanın.

“-Malı mülkü var mı?” diye

Sorgu sual olundu önce.

Baktılar ki ne değerli;aş,negeçer akçe,

Ne, de altın kap kacak..

Elde, fethedilmiş topraklar, hisarlar var ancak!

Bir de, sırtak tekelesi Kara Osman’ın

Az giyilmiş, yenice!

Heybesi, tuzluğu, kaşıklığı ve

Bir çift çizmesi (gazadan aşınmış yüzü),

Üç beş yüğrük atı.

Bir kaç koyun sürüsü Sultanönü’nde.

Bir çift de emektar öküzü!

Başka bir şey bulunamadı!

Oysa, Ahi Şeyh Edebali’nin damadı,

Ertuğrul oğlu Osman Gazi’den geriye,

(Daha doğrusu ileriye),

Güneşe ve suya durmuş fidan halinde,

Tez vakitte göğerip ulu çınar olacak,

Köklü ve kerim

Destansı bir devlet kalacak!

OSMANLI GÜNLÜĞÜ’NDEN

I.   FERMAN
”Bizlere gün yeni, nasip
olan rızık dahi yeni!”
Geyikli Baba

Allah’ın izni, evliyanın himmetiyle

 

(Selçuklu Sultanı da gayret verecektir)

 

Karaca Hisar’ı yağmalayacaktır

 

1289 yılında Kara Osman

 

Ve tutup tekfurunu Konya’ya gönderecektir.

 

Ferahlığı ziyade olacak

 

Ve Kara Balaban Çavuş’la:

 

”-Senden gayri kimse bilmeyel

 

Sende saadet alametleri çoktur,

 

Karşı koyacak kimse yoktur

 

Sana ve soyuna bu alemde!” diye,

 

Kırmızı mumlu, çift kartal mühürlü bir ferman,

 

Bir tuğ, bir ak sancak,

 

Bir kılınç, davul, kös, zil ve zurnadan

 

ibaret bir tablhane ve ayrıca bir hil’at,

 

Yüzbin dirhem gümüş ve gümüş takımlı bir at

 

Yollayacaktır (Osman Şah Bey)e

 

Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat!

 

­