BİR KAZA KAYMAKAMI

Haritada bir noktayla gösterilen,

Üstüne dağların gölgesi devrilen,

Darmadağınık yirmi kadar toprak dam..

Sen işte böyle bir kazada kaymakam!

İçinde aleme karşı bir küskünlük,

Aklında, şehri bırakamıyan karın.

Canım İstanbul’u getiren üç günlük

Gazeteye ekmek gibi sarılırsın.

Sen, kafeste kuş, karaya vuran ba1ık,

Nuhun dağ başına oturan gemisi.

Gurbette kalmışların en biçaresi!

Günlük güneşlik olsa bile ortalık,

Dağlar ardındaki şehirlere doğru

Beyaz beyaz yelken açtıkça gökyüzü,

Kesilir her dağ bir siyah kale suru,

Seçemez olursun geceyi gündüzü.

Durup durup, ”benim için yazmış” dersin,

Kemalettin Kamu ”Gurbet” şiirini.

Ve bu gidişle sen daha çok özlersin

O şarkılı, aydınlık deniz şehrini.

Haritada bir noktayla gösterilen,

Üstüne dağların gölgesi devrilen,

Darmadağınık yirmi kadar toprak dam..

Sen, işte böyle bir kazada kaymakam!.