ŞANS, TALİH, KADER, KISMET

Arıyanlar Çarşıkapı’da bulurdu,

Süslü sandığiyle niyet satardı

Kuşlarla ve gökyüzüyle kafadardı,

Yıllarca o kapıyı bekledi durdu,

İki güvercini, bir kumrusu vardı;

Yetim anası, genç dul, oğlu askerde,

Sıkıldı mı başı, düştü mü bir derde,

Doğru Çarşıkapı’ya, ona koşardı

Civardaki diğer kuşçulara nisbet,

Aynalarla donatmıştı sandığını.

Yoktu hiç gören: ”Şans, talih, kader, kısmet”

Ses yarıştırmaktan usandığını.

Büzülmüş kumruya, ”Haydi Üsküdarlım,

Kurtar küçük hanımı meraktan” derdi.

Üsküdarlı, haspam, bir kurum, bir çalım,

Yürür, az düşünür; bir niyet çekerdi.

Bir gün onu yerinde göremediler,

Çarşıkapı’yı buldu gidenler sade.

Duyulunca da öldüğü mahallede,

“Herhalde kuşlarına uydu” dediler.