SEVDA VE MUHABBET ÜSTÜNE

1

TİRYAKİ

Arada bir – mayhoş tadını özler de İnsanoğlu

-Ah o eski günler – der

Bulunsaydı yolu – olanca tazeliğiyle

İnsan hangi günü acaba saklamak ister

Sizi bilmem ama – başımın üstünde – gönül katında

O’na ait günlerden kalmazdı yer

Ben – onsuz hİç bir tiryaki

Rakı – tütün – tuz o – karabiber

Mahşere kadar ve mahşerden sonra

Anca beraber – kanca beraber

2

DERVİŞ

İşlemez kurşun – vız gelir ateş

Fikriyle zikri bir olan dervişe

Kendiliğinden olup bitti her şey

Değmesi gibi baharda – ilk çağla bademin dişe

Nasılsa öyle – hayat suyu verilen bir fidan

Sorulur mu karlı ayran — harmanda terlemişe

Ben kurumuş bir çayır – o günlerce yağmur

Bir su kenarı ben – o bir tutam menekşe

Beraber olsun da nasıl olursa olsun

İnanmak isterdim dünyaya – tekrar tekrar gelişe

BENl BIR GÖZLERl AHUY A ZEBUN ETTl FELEK

(Yavuz Sultan Se1im)

Baktım yanında bostancıbaşı – tebdil gelen bir şai

Dördüncü Murat’mış meğer

Beylerin – sultanların şairliği – bizde

Kadı Burhanettin’e kadar gider

Benim bildiğim – padişah kısmı

Mecliste şair olmalı – meydanda er

Toprak vatan olur – kul insanlığını bilir

Padişah şairse eğer

Padişah ol milletin – şair ol kelimelerin

Hakkını ver

N.ice boyunlar vurdurur da şair padişah

Bir gözleri ahuya boyun eğer

Ama – dört iklim – yedi düvel hikaye artık

Yok – padişahlara da – şairlere de – bu kötü dünyada yok artık yer

Yine de – Mehmet – Selim – Süleyman gibi

(Zümrüt sorguç – al kısrak – gümüş eyer)

Ama buyurmak için değil – sevmek ve doyurmak için insanları

Padişah ve şair – şair padişah olmaya değer

YARI KÖROĞLU – YARI KARACAOĞLAN

Beğenmiş – yurt edinmiş ama

Gazi Ertuğrul oğlu Osman

Bizim değil sanki Anadolu

Anadolu-eşittir-ter – toprak ve kan

İstemiş yalnız – (Al – bu da senin) – dememiş

Bunca bey – bunca sultan

Sular var – azgın – gem vurulmadık

Demir var – petrol var – karanlıkta parlayan

<<Hey gidi deve çanlarıyle uzayan yol1ar>>

Yine uzak Erzurum – yine uzak Van

Çakmaklı tüfekle kıçı kırık kağnı

Mangal gibi yürektir Osman’dan kalan

Hasta1ık – fıkaralık – gariplik

Düşman1ık – kalleşlik ve yalan – dolan

Az çekmedi kahrımızı – hala çekiyor

Böyle memlekete can kurban

Yörüklük var serde-kıl çadırlı

Dağlardır-hürriyettir bizim olan

Sırasında zeybek-sırasında Bektaşi

Sırasında Nasrettin-göle maya çalan

Biz şair milletiz

Yarı Köroğlu-yarı Karacaoğlan

İNSAN YAĞI

Münih’teki bir şirket – geçmiş gün Gestapo’dan

İnsan yağı istemişti – sabun için acele

Dağıt dağıtabilirsen artık – kini – korkuyu

Zeytin dal1arı ve güvercin kanatlarıyle

Bir yanda – yücelten aşk – güzel bağışlama

Bir yanda bağnazlık – o yıkılası fildişi kule

Her şey boş – kaygılar – kahırlar – kan davaları

Tezelden dönüştürülmedikçe güle

Yine de – ümit etmesini bilmeli – derim

Maya çalmasına benzese de Hoca’nın göle

Zira – açacak çiçeği vardır ve görünce (pes) dersin

Kötü – küçücük bir otun bile

Çivisi oynadı bir kere dünyanın işte bu – bütün mesele

BAKIR

Tanrı dağlarını eriten demircinin

Sırrını menzilden menzile sürüklediği

Işıltısı – çın çın – Maraş çarşılarında

Bu güneşdi – Hititlerin körüklediği

Kan tükürme pahasına – Murgullu bileklerin

Umut ve sevda yüklediği

Gül dökündüğü mermer kurnalarda – onsekiz yaşların

Ve pehlivanların – çayırlarda – kavurma yediği

Yörük uykularına – ölümsüz kirvenin

Tan yerinden kıvılcım elediği

Aşure kotarılan – sefer vakti – duasıyle

Dergahın Ve Mehmetçiğin – muhabbetle- (karavana) dediği

Ey eskiliğin veya eskimezliğin çiçeği – (Anadolu’ya vergi)

Susuzluğun pembesine zehir eklediği

O dem çeken – bin yıllık seherinde – toprak damların

Harman sonlarının – kınalı – anaç kekliği mi

BU BİZDEKİ KELLE KOLTUKTALIK

Tuhaf milletiz vesselam

Sabırlı (Eyüp) – mütevekkil (Yunus) ve içine kapanık

Yörük eğirmesi parlak yün inceliğinde

Kabalıksa – yörükçe – kıvamında kabalık

Eti Güneşi – Selçuk Kartalı – Osmanlı Tuğrası

Bize vergi – hem yıkmadaki – hem yapmadaki (ustalık

Sürdürmeden geldik yiğitliğe bok – evelallah

Buna destanlar tanık

Ama – kimi gecekonduda sus pus şimdi

Kimi – Almanya’da – karaya vurmuş balık

Battal Gazi ve Zal Oğlu Rüstem’dir – Pirimiz üstadımız

Onlardan kalma – bu bizdeki kelle koltuktalık

Sorsalar halimizi – ölüm döşeğinde bize

Cevap hazır – << Ne olsun yeğenim – iyilik – sağlık >>

ÇARIKLI ERKANIHARP

Çocuk belleme artık – benim köylümü – avutulacak

Geçti gaz – tuz -bez devri

Pehlivan padişah – (yedi/sekiz) Hasan Paşa ve kefensiz Erzincan günlerini

Kimsenin harcı değil – getiremez kimse bir daha geri

Damla bile değildi ama – bugün dalga dalga halk

Aşık Veysel’e kadar – Yunus Emre’denberi

Bir destandı Galiçya köylerde – Yemen bir türkü ve bir ağıttı

Sarıkamış Şimdi – çiçeği burnunda – Almanya hikayeleri

Gerçi son kara parçasıdır Anadolu – tutunduğumuz

Bereketi kıt – seli amansız – dolusu iri

Düştü mü Karadeniz’e hamsi ve kar – yine ilkyaza kadar

Bu dünyada değil – Türkiye’de yok sanki İspir köyleri

Ve savaşmak zorunda yine – kör karanlıkla – her sabah güneş

Zira bu memleket – % 90 – elden çıkar geceleri

Ama eğer devletsen – Devlet Baba’ysan eğer

Diri isterim senden – her köylü bebesini – tok ve dipdiri

Çok gördük – kan ve terinden – artığından geçinip [onun

Ardından (Çarıklı Erkanıharp) diyenleri

lster çamur – ister tezek – İster motör yağı

Korkulmaz el kirinden – ama ya alın kiri

Siz – O’nu okutmayan- okuyacak diye ödü kopan siz

Ve sonra siz – O’na çarıklı diyen – yeter be -çok oldunuz gayri

ANA-BACI-AVRAT

Kimi avrat – kimi kaşık düşmanı

Kimi bacım der – anam der

Kadınlar taşır yükünü Anadolu’nun

Anadolu’nun kahrını kadınlar çeker

Düşegelmiş yüzyıllardır kısmetlerine

Hasret ve kan – korku ve ter

Şaşırsın kolaylığına – ucuzluğuna saadetin

Bir beşibiryerde – birkaç basma – biraz şeker

Şahittir toprağın ondan – onun topraktan çektiğine

Sabandaki demir – kağnıdaki teker

Y a çapada – ya odunda – ya harmanda

Ya üç – beş keçinin ardında seker

Onunla doğurgan Türkiye – onunla zengin ama

Konuşmada hak yok – sofralarda yer

Karanlık – uzak ve susuz Anadolu’da

Kadın hiç – kadın her şey – kadın hanım – kadın er