YOL TÖRESİ (E) 740 KURAL

– E –

Erlik ve kardeşlik peteğini ören,

Bir Şaman sema’ında dönercesine

Veya, Demir döğerken: Ya Hu!

Her ilmik atışta: Ya Hay!

Çiğnerken deriyi: Ya Hak!

Yani dergahta zikredercesine,

Horasan çeliğini, ayet meşkedilmiş palaya,

Taşı toprağı, yol, köprü ve kervansaraya,

Gübreli postu Ankara Sotuna, akıncı eğerine çeviren

Anadolu Ahileri’nin yasalaşmış kavlince:

Önce,

Gözünü, dilini, belini bağlaya

Ahi dediğin!

Ne küfür ve karalama, ne yalan ve kin,

Eline yüzünü gönlünü ve sofrasını

Halka iyilik ve hoşnutluk kapısını aça!

— Konuşmanın, giyinip kuşanmanın, yemek yemenin,

(Ne yavaş, ne hızlı, kasılmadan,

Çarpmadan, ezmeden, önüne bakarak,

Mırıldanmadan ve kimseye engel olmadan,

Ulu kişilerle arada mesate bırakarak)

Yolda pazarda yürümenin,

Uğraş ve arkadaş edinmenin,

Dost meclisine, beyler katına varmanın

Silah ve pala kullanmanın,

(Kesinlikle ikindi namazından önce

Ve güler yüzle odasına girince,

Solundan dolanıp sağ yanına ilişerek yatağının),

Bir hastaya ha" hatır sormanın

Ve fazla oturmadan, dua edip

İyilik dileyip ayrılmanın

Mezarlığa gitmenin başsağlığı dilemenin,

Konuk olmanın konuk çağırmanın

Birşey satmanın satın almanın

(Ucuzluk yetmez.

Sağlam mı mal ona bakılır!

— Beyaz bir kağıttır kavaf çarşısı

Teke kabul etmez!

Orta Kesesinden ödenir borcu

Dara düşen esnafın ama,

Dama atılır çürük papucu,

Dükkan duvarına çakılır!)

— Onsekiz dirhemden fazla gümüş saklamaya

Ve de olmaya!

Yani üretgen ve yatırımcı,

Ölçülü ve yardımsever olmanın

Sema için,

Yedi gezegene bakarak makam seçmenin,

Mesela ikindi vakti rast makamından çalmamn

Türküyü de nihavent makamından söylemenin

Sanki, Ahi Kocaları, her davranış için

Ayrı bir yönetmelik çıkarmış!

Mesela yedi adabı varmış

Yatip kalkmanın,

Yıkanmanın sekiz adabı ve üç adabı vamış

Hamamda saç taramamn

Hatta, bardağa su koymanın, su içmenin

Velhasıl, (740 Kural) üzerine

Yolu yordamı yaşamanın insanca!

Dinsizler, bölücüler ve bozguncular,

Sarhoşlar müneccim ve falcılar,

Tellallar satışlarda halka hep zarar veren

Ve tellaklar müslümanların ayıp yerlerini gören

İnsafsız cerrahlar, kasaplar ve avcılar,

Madrabazlar karaborsacılar ve vurguncular..

Dışlamıştır bunları kamu ve lonca!

Mesela, (hamal) deyip geçmeyin!

Molla Hüseyin Vaize göre:

Temiz olmalı hamal esnafı birkere.

Tanrıyı sık sık, yük anında bile anmalı.

Ancak dökmek, atmak için taşıyabilir haram malı.

Çarpmamak için birisine veya bir yere,

Sürekli seslenmeli önüne bakıp

Görünce her işi bir yana bırakıp

Omuz vermeli yoksulla yaşlının yüküne

Ekmek kapısıdır gerçi pazar ve çarşı,

Ama isterse akşamleyin cebi boş döne

Döğüşmeye arkadaşlarıyle yük için

Ve insaflı davranmalı, müşteriye karşı.

— Acı olduğunda, ve ağır koktuğundan,

Soğan bile bulunmaz kardeşler sotrasında örneğin.

Ama sofranın eksilmezidir zeytinle mercimek.

Yemeğe davranırken Bismillah! demek,

Sağ dizini dikip sol dizinin üstüne çökerek

Kendi önünden ve helalinden yemek.

Ne kaşınmak, ne de sümkürmek.

Lokmayı küçük almak, akıtmamak, dökmemek,

Ve konuğa bırakmak iyisini yemeğin

On parmağını değdirerek sofraya, şükretmek

Ve Fatiha çekip rahmetle anmak:

Hazreti Ali, Hazreti Hamza, Hasan Hüseyin

Ve (saraç çırağı komutan),

Ebu Müslimi Horasani’yi, (51)

Yemek bitince!