KENDİ KENDİNİ DAVET

Kapı karşısı komşusunda akşama ziyafet var .

– Her halde unutmaz çağırırlar!

Eşek değil ya bu adamlar!

Diyerek davet beklemiş bütün gün Hoca.

Ama gelen giden olmaymca,

Başının çaresine bakmaya karar vererek

Ve bir zarfa, boş bir kağıt yerleştirerek

(Zarfın üzerinde de adres filan yok)

Ziyafet evine damlar .

Kapıyı açan evin oğluna:

– Babana haber veriver .

Ona,

Çok, ama çok

Acele bir mektup getirdim, der .

Ev sahibi, apar topar aşağıya iner:

– Aman Hocam! Niye zahmet ettiniz, böyle geç vakit;

Üzüldüm doğrusu bu işe ben!

(Sonra oğluna dönerek):

-Bir de durmuş bakıyor! Oğlum koş!

Önden git!

Sofraya buyur edilsin Hoca Efendi hemen!

Hoca Efendi, ”buyrun, buyrun!” diye eteklenerek

Baş köşeye oturtulur .

Ev sahibi, bir ara, vakit bulur,

Elindeki zarfa göz atacak olur :

– Yahu Hocam! Bir yanlışlık olsa gerek!

Hani adresim, soyadım, adım?

Deyince , avurdu dolu Hoca gülerek:

– Merak etme komşum! Onun içi de boş!

Aceleye geldi, yazamadım!